Öğlen saatlerinde anaokulu sınıfı sessizleşir. Küçük bedenler yataklarına uzanır. Gözler kapanır. Dışarıdan bakanlar bu anı boş zaman sanır. Oysa bu, günün en üretken anlarından biridir.
Öğle uykusu duygusal dengeyi destekler. Yorgun çocuk öfkelenir. Küçük şeyler büyük krize dönüşür. Kısa bir uyku bu dengeyi yeniden kurar. Uyanan çocuk daha sakin, daha sosyal, daha hazır olur.
Hafıza pekişmesi uyku sırasında gerçekleşir. Sabah öğrenilen yeni bir sözcük, öğle uykusundan sonra daha iyi hatırlanır. Biliş araştırmaları bunu destekler. Uyku, öğrenmenin ve hafızanın doğal ortağıdır.
Öğle uykusu bağışıklık sistemini de güçlendirir. Anaokulu çağındaki çocuklar hastalığa açıktır. Yeni mikroplarla tanışırlar. Uyku bu süreçte bağışıklık sistemine zaman tanır. Dinlenen beden daha güçlü savaşır.
Bazı çocuklar uyumak istemez. Bu normaldir. Öğretmenin görevi uyku kuralını dayatmak değildir. Sakin bir ortam yaratmaktır. Müzik, loş ışık, fısıldayan sesler… Bedenler kendiliğinden dinginleşir. Hepsi uyumasa da dinlenmesi yeterlidir.
Leyla Doğan
Çocuk Gelişimcİ /Okul Kurucu temsilcisi